Header Ads

Sağlıklı yiyeceğim derken, sağlığınızdan olmayın!

Badem ve yer fıstığı gibi kuruyemişleri severek tüketiyoruz. Ara öğünler başta olmak üzere sıkça tükettiğimiz bu kuruyemişlerdeki tehlikenin farkında mısınız? 

Bu soruyu soran Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Samim Saner; kuruyemişlerdeki aflatoksin riskine karşı tüketicileri uyarıyor.

Badem ve yer fıstığı çok uzun bir serüvenin ardından tarladan bize ulaşıyor. Bu serüven boyunca da ürünlerin üzerinde gözle görülmeyen bazı küfler aflatoksin denilen bir toksini oluşturabiliyor. Samim Saner aflatoksin küfünün Dünya Sağlık Örgütü'nce kansere yol açan maddeler listesinde bir numaralı kanserojen madde olarak listelenmiş olduğuna dikkat çekiyor. İşte badem ve yer fıstığı gibi kuruyemişleri alırken aflatoksin riskine karşı madde madde dikkat edilmesi gerekenler;


  • Ürünün resmi kontrollerden geçmiş olduğundan emin olunması,
  • Nerede, kimin tarafından üretildiğinin bilinmesi,
  • Tavsiye edilen tüketim tarihinin (TETT) bilinmesi,
  • El değmeden tüketiciye ulaştığından emin olunması
  • Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan izinli ve resmi kontrollerden geçen ürünlerin tercih edilmesi,
  • Üretildikten sonra dış etkenlere karşı koruyucu paketle tüketiciye ulaşmış olması


Samim Saner, bu maddelere dikkat edilmesi aflatoksin küfünün yol açabileceği karaciğer kanserinden korunmak anlamına da geliyor diyerek tüketicileri uyardı.

Diyetisyen Berrin Yiğit: İyi yağlar, depo yağları kovar

Uzman Diyetisyen Berrin Yiğit, yağlı tohumların iyi tohumlar olduğunu ve iyi yağların depo yağları vücuttan kovduğunu bu nedenle, badem ve yer fıstığının tüketiminin önemli olduğunu belirtiyor. Açlığı kontrol etmek için ara öğünlerde badem ve yer fıstığı gibi yağlı tohumların iyi birer alternatif olacağına değinen Yiğit, porsiyon olarak ise günde 20 adet badem, 40 adet yer fıstığı tüketilebileceğini vurguluyor.

Kuruyemişte paket ürünü koruyor

Berrin Yiğit, badem ve yer fıstığının yanısıra açıkta satılan diğer ürünlerdeki aflatoksin riskine karşı da tüketicilere tavsiyelerde bulundu. Satın aldığınız ürünün taze olduğuna emin olun, tavsiye edilen tüketim tarihini bildiğiniz, el değmeden size ulaştığına emin olduğunuz, hijyenik koşullarda paketlenen güvendiğiniz markalara yönelin. Paketli ürünlere karşı bir ön yargı olmasına rağmen özellikle kuruyemişte ürünün doğal faydasını korumak için önemli. Paket, kuruyemişte oksijen temasını engelleyerek tavsiye edilen tüketim tarihine kadar ürünü taze tutuyor. Aynı zamanda paket üzerinde ne zaman üretildiği ve ne zaman tüketilmesi gerektiği detayları yer alıyor” diyerek Samim Saner’in uyarılarına yeniden dikkat çekiyor.

Hiç yorum yok

Tema resimleri Jason Morrow tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.