Header Ads

Boyun ve dekolte bölgesi yaşınızı ele verir!

Reklam
Boynumuz gün boyunca kıvrılır, katlanır, şekilden şekile girer. Gece uyurken bile aynı baskı devam eder. Boyun ve dekoltemiz güneşte en kolay kuruyan, lekelenen ve kırışan bölgemizdir. Güneş ve aşırı solaryum etkisini ilk önce boyunda gösterir. Çünkü bu bölgelerin derisi yüzümüzden daha incedir ve daha kolay kırışır. 

Yüzümüz ne kadar genç görünse de boyun ve dekoltemize iyi bakmazsak yaşımızı hemen belli eder. Boyun ve dekolte bölgesi ile ilgili dikkat etmemiz gereken noktalar ve ameliyatsız gençleşmenin yollarıyla ilgili Rekonstrüktif ve Plastik Cerrah Op. Dr. Semih Gök, bilgi verdi.

Gıdı oluşumu; boyun cildinde gevşeme, boyun ve dekoltede güneş benleri, et benleri gelişmesi, boyun hattının bozulup düzensizleşmesi, boyun ve dekolte cildinde renk düzensizliği, boyun ve dekolte bölgesindeki çizgilerin derinleşmesi ve sayısının artması olarak kendini göstermeye başlar.

Boyun ve dekolte bölgesi ameliyata gerek kalmadan, kısa sürede sonuç veren medikal estetik uygulamalarla pürüzsüz, canlı, dinamik bir görünüm kazanıldığını söyleyen Rekonstrüktif ve Plastik Cerrah Op. Dr. Semih Gök, “Boyun ve dekolte gençleştirmesinde günümüzde sık tercih edilen estetik uygulamaların başında mezoterapi ve ışık dolgusu yöntemleri geliyor. Mezoterapi, boyun ve dekolte bölgesinde güneş ışığından kaynaklanan hasarlanma ve incelme belirtilerini ortadan kaldırıyor. Cildin eski kalitesini kolajen liflerin yeniden üretimini sağlayarak geri getiriyor. Boyun ve dekolte bölgesinde özen gösterilmeme sonucu oluşan kuruma ve yıpranma belirtilerini iyileştiriyor. Çenenin hemen altındaki yağ fazlalığı olan gıdı oluşumunu büyük oranda giderebiliyor.

Yağ dokusunu parçalayan ve cildi sıkılaştırabilen özel mezoterapi kokteyllerinin cilde uygulanması ile gıdı ortadan kaldırılıyor. Boyun ve dekolte bölgesindeki cilt yeniden yapılandırılarak, renk düzensizliği gideriliyor, boyun ve dekolte bölgesi ışıldayıp parlıyor. Bu zengin kokteyl içerikleri ile aşağı sarkan ve gevşeyen boyun ve dekoltede genç görünümlü cilt hatlarına tekrar kavuşulur” dedi.

Mezoterapi bütün anti-aging uygulamalar gibi ciltte yaşlanma etkileri henüz tam olarak oturmadan önce yani gevşeme, kırışıklık, sarkma ve gıdı oluşması henüz başlangıç aşamasında iken yapılırsa oldukça etkili gençleştirme başarısı sağlandığını belirten Dr. Semih Gök: “18 yaşından sonra özellikle yoğun sigara kullanımı, aşırı güneş banyosu, boyunda yağlanma, nemsiz cilt gibi problemler yaşayan kişilerde mezoterapi önemli bir cilt bakım aracı olmalıdır” dedi.

Boyun ve dekolte bölgesindeki derinin göz kapağı derisi gibi ince yapıda olduğu için yaşı ele veren ilk bölge olduğunu belirten ve bu bölgede cildinde gençleşme etkisi sağlanarak kişi daha genç görünme kavuşturulabileceğini söyleyen Dr. Semih Gök: “Vücudun en ince kası; kuşak gibi boydan boya gıdı bölgesini kaplar. Bu kas yapısı, yüzün birtakım mimiklerinin desteklenmesinde görevlidir. Gıdı bölgesi, yüzün kilo alıp vermesinden en çok etkilenen yeridir. Kadınlarda yaş, erkeklerde ise kilo problemi gıdı sarkmasına yol açıyor. Gıdı bölgesinde fazla yağ dokusu olduğu durumlarda mezoterapi en etkili yöntemlerden biridir. Son yıllarda uygulanan mezoterapi etkili sonuçlar vermektedir.

Bu uygulamada Cellucare ve Stechcare ürünleri etkili sonuçlar veriyor. Cellucare; vücuttaki yağ birikintilerini azaltan kafein, mikro besinler ve hyaluronik asit içerir. İçeriğindeki lipolitik etken maddelerle yağları enerji kaynağına çevirir. Depolanan yağları azaltmaya yardımcı olur, mikro dolaşımı ve lenf direnajı destekler, kutanöz dokunun dış görünümünü iyileştirmeye yardımcıdır. Strechcare; cilt sıkılığını sağlamaya ve derideki çatlak izlerini azaltmaya yardımcı olur, hyalüronik asit, DMAE, mikrobesinler ve vitamin B5 içerir. Lifting etkisi ile cilde genç ve taze bir görünüm kazandırır. Cilt yeniden sıkılaşır ve çatlak izleri belirgin bir şekilde azalır. Hastanın durumuna göre 8 – 10 gün aralıklarla 4 – 6 seans uygulanır ve gözle görülür bir etki sağlar. Birinci tedavi seansından itibaren ciltte parlaklık, canlılık göstermeye başlar. Gıdının toparlanmasını ve bölgenin ince bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur” dedi.

30’lu yaşlardan sonra cildin kendini yenileme süreci yavaşlamaya başladığının altını çizen Dr. Semih Gök, dekolte bölgesinin yeniden yapılanması ve genç görünümünün kazanılmasıyla ilgili olarak ise: “Yıllar geçtikçe cilt eskisine oranla daha kurudur. Yaşlanma, hyaluronik asit miktarının zamanla azalması ile başlayan bir süreçtir. Belirtileri ciltte kuruluk ve kırışıklıklar şeklinde ortaya çıkar. Dekolte bölgesinin derisi ince olduğundan bu bölümde ince kırışıklıklar kendini gösterir. Hyaluronik asit vücutta üretilen ve derimiz için olmazsa olmaz bir maddedir ve birçok besinden de alınabilir. Ancak tıbbi araştırmalar, gıdalarla alınmasının yeterli olmadığını göstermektedir.

Bu durumun düzeltilebilmesi için cilde dışarıdan yeterli miktarda hyaluronik asit verilmelidir. Teosyal Işık Dolgusu esas olarak içeriği hyaluronik asit olan cilde ışığı yansıtma kapasitesini geri vermek için üretilmiş mezoterapi ve dolgu tekniklerini birleştiren patentli yepyeni bir konsepttir. Patentli hyaluronik asit ve yeniden yapılandırma kompleksinden (8 amino asit, 3 antioksidan, 2 mineral ve 1 vitamin) Amino asitler, vitamin ve mineraller hücre korunması için yeniden yapılanma ve hücre yenilenmesini sağlar. Sonuç olarak ışık dolgusu cildin nem ve elastikiyetini artırır, cilt canlanarak parlaklaşır ve şeklini geri kazanır. Ellere, boyuna ve dekolteye yapılan ışık dolgusuyla yılların izlerini saklamak mümkün. Amacımız azalmış olan cilt nemini ve elastikiyetini yerine koymak, incelmiş ve yıpranmış cildin kalitesini artırmak” diye vurguladı.

Mezoterapi uygulamasından sonra hastadan hastaya değişmekle birlikte Işık Dolgusu ortalama 6-8 ayda bir tekrarlanması gerektiğinin önemli olduğunu söyleyen Dr. Semih Gök: “Işık dolgusu için 3 hafta aralıklarla 3 seans önerilir. Birinci seanstan itibaren gözle görülür sonuçlar ortaya çıkar” dedi.

Hiç yorum yok

Tema resimleri Jason Morrow tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.